

ZemzemHanım'ınanısına,hürmetvesevgiyle…
Suyun tılsımına inanılan, kadim şehir Şanlıurfa'da bir Cuma günü, tam olarak 10 Mart 1950'de küçük bir kız çocuğu dünyaya gelir. Babası Abdurrahman Bey Hac ziyaretinden yeni dönmüştür. Tıpkı babasınınki gibi zümrüt yeşili gözleri vardır. Ondan önce iki kardeşi vefat etmiştir, küçük kızın ağlama seslerine sevinçle gizli endişeler karışmıştır.
Gelenek yerini bulur… Önce sağ kulağına ezan, sol kulağına kamet okunur. Ardından babası başını ona doğru eğerek sağ kulağına ismini üç kez usulca fısıldar:
Senin adın Zemzem… Senin adın Zemzem… Senin adın Zemzem.
Güzelliği dillere destan, ailenin nazlı Zemzem'i el üstünde tutularak büyür. 16 yaşında evlenir, dört çocuğu olur. Ellili yaşlarının başında aramızdan ayrılır.
Zemzem Hanım'ın dünyası, yaşamı bu sosyal girişimin ilham kaynağıdır.

Logomuz üç kadim sembolü bir araya getirir: Hayat Ağacı, Yılan ve Su. Bu üç figür, LeZemZem'in kimliğini bir bütün olarak tanımlar: Köklerinden güç alan, dönüşümle yenilenen ve yaşamın akışında iyilik üreten bir varoluş. Logo, Urfa'nın kadim hafızasında saklı sembollerle bugünün dilini buluşturur…

Yaşamın sürekliliğini ve bağlantısallığını, köklerinden alınan güçle yenilenmeyi, kadim değerleri, kuşaklar boyunca yeşeren zengin ve çoklu kültürü simgeler.

Bilgelikle gelen dönüşümü ve yenilenmeyi, kendini yenileyen doğanın döngüsünü, değişimin kaçınılmaz, gelişimin doğallığını temsil eder.

Hem adımızda hem özümüzde yer alır. Zemzem'in anlamını taşıyan bu tılsımlı unsur, yaşamın kaynağını, arınmayı ve akışın sürekliliğini simgeler.